26 Mart 2010 Cuma
ARTIK YEMEK YEMEYİ SEVİYORUZ:)
Allahıma çok şükür dualarımız kabul oldu ve yemek yemeye başladın canınm oğlum. Nasıl oldu bilmiyorum ama ben şöyle açıklıyorum: Bir gün durdun düşündün karar verdin ve verdiğimiz herşeyi yemeye başladın. Sevinçten 2 gün kalbim normal hızından şaştı hızlı attı vallahi. Artık sabahları güne yumurta peynirle başlıyoruz öğlen çorba bazen yanında yoğurt akçamları çorba yemek suyu yiyoruz. Meğer yemek yedirmek ne kadar zevkliymiş ne kadar güzel birşeymiş. YAŞASIN YEMEK YEMEK......
10 Mart 2010 Çarşamba
ILGAZ ILGAZ DAĞI'NDA



Amanda aman benim oğlum ne de tatlı çıkmış. Kar kıyafetlerini yesinler senin! Anneannesi de ne çok sevmiş benim oğlumu. Gerçekten çok güzel bir gündü mangal yandı etler pişti ooooh değmeyin keyfimize. Şansımıza hava bize izin verdi de zevkle keyifle doyurduk karnımızı.Benim oğlum bile tavuktan küçük küçük verdikte yedi. Daha sonra İlyas kaymaya, Ünal ise snowboard yapmaya gitti daha doğrusu snowboard yapmayı denemeye gitti, evet başarılı oldu sayılır ilk denemelerde çok düştü ama yılmadı yıkılmadı.Dayında babanda o kadar çok yorulmuşlardı ki biz Ankara'ya dönmekten vazgeçtik yarınsı gün yola çıkmaya karar verip Kastamonu'ya döndük.
İşte oğlum adaşınla tanışmış oldun sevmiş gibi de göründün. Sen biraz daha büyü bu spor dalına merak sararsan dayınla baban sana büyük bi zevkle öğretirler:)
22 Şubat 2010 Pazartesi
ARTIK AYAKTASIN

Emekleyerek bütün evi keşfettin, herşeyin altına girdin. Sonra baktın ki bu altına girdiğin şeylerin bir de üstü var, düşündün taşındın .Ayaklarının üstünde durabilirsen üstteki şeylere de bakabileceğini ,tutabileceğini ve hatta çekip alabileceğini keşfettin. Sonra bir iki deneme yanılma düşme ağlama bağırma sinirlenme haykırma durumlarından sonra tutunarak ayağa kalkmayı başardın. Evet azmettin ve başardın. Koca bir aferim sana!
Şimdi koltuklara tutunup kalkıyorsun, televizyon ünitesine tutunup kalkıyor hatta dvd playerı çekiyorsun.Baban ve ben tetikte ,gözümüz kulağımız dikkatimiz sende seni takip ediyoruz. Çünkü bazen arkaya doğru çok kötü düşüp kafanı vuruyorsun. Yani bu aralar fazlaca hareketlisin oğluşum , olsun hareket iyidir. Kaslı oğlum benim kim tutar seni...
İLK SEVGİLİLER GÜNÜN:)

Geçen haftasonu Sevgililer Günüydü ve canım arkadaşım Sevgi ve Necdet abiyle buluştuk.Bu güzel günü birlikte kutlayalım dedik.Hamileliğimiz aynı dönemde olduğu için çok şey paylaştık Sevgiyle. Mide bulantılarımız, kramplarımız, çoook açılan iştahlarımız ve aldığımız kilolarımız ortak konularımızdı:) hamileliğimizin 5.aylarıydı sanırım, ilk ozaman gitmiştik Liva brunch keyfine.Doyasıya herşeyden yemiş, bebişlerimiz olunca da mutlaka gelelim diye lafını etmiştik. Ne tesadüftürki doğumlarımız da aynı gün oldu ve bizim küçük yaramazlar aynı gün dünyaya geldi. E aynı gün olan bebeklerden biri kız biri erkek olunca, anne babalar arkadaş olunca, isimler de uyumlu olunca (Ilgaz- Ela Naz) haliyle etraftan yakıştırmalar oldu:) Tabi bunlar işin esprisi, ileride ne olacağını zaman gösterir hayırlısı olsun. Neyse ne diyordum Sevgililer gününü beraber geçirelim dedik. Ilgaz'a bu güne özel kendi ellerimle babamızın kıravatını kullanarak kesip diktiğim kıravatını da taktık ,saçlara jölemizide sürdük.Sevgililer günü için hazır hale geldik. Çok yakışıklı oldu canım oğlum benim. Ela da pembe puanlı tulumuyla çook tatlıydı. Güzel bir gündü, gerçi çok kalabalıktı ve bizimkiler nöbetleşe huysuzlandılar. Etrafımızdaki sevgilileri birazcık rahatsız etmiş olabiliriz ama ne yapalım bebişler anlamıyolar özel gün felan...:)
İşte ilk sevgililer günün oğlum...Seni çok ama çok seviyoruz
11 Şubat 2010 Perşembe
YOĞURT ÇORBASI:)
9 Şubat 2010 Salı
EMEKLİYORUUUUZZZ:)
5 Şubat tarihinden itibaren artık resmen emekliyorsun. Zaten aklın fikrin sürünürkende salonun dışına çıkmaktaydı. İşte sonunda kendi emeğinle mutfaktasın. Alışveriş poşetleri ilk gözüne çarpanlar. Daha sonra bunu balkon kapısı, sandalye altları ve masanın altı takip etti. Keşfedilmedik yer kalmadı:) Canım oğlum benim afferim sana...İŞTAHSIZSIN İŞTE!

Gene bu aralar kafama aynı şey takılıyor,her gün senin için yeni tatlar yapıyorum, deniyorum ama yemiyosun be oğlum. Kafama takmayayım diyorum ileride düzelir eninde sonunda yiyecek diye düşünüyorum ama bazende işte böyle umutsuzluğa kapılıyorum, bunalıyorum.
Seni emzirmek belki de dünyanın en güzel şeyi. göğsümde sakinleşmeni, uykuya dalmanı izlemek o kadar güzel bir duygu ki.Besin değerinin yeteceğini bilsem senelerce de emziririm ama yetmeyeceğini düşünüyorum o nedenle bu endişem.Ama böyle tatlı olmasan senin bu şirinliğin sevgin olmasa bu kadar sabırlı olamazdım, açıkçası öğrencilerime karşı bu kadar sabırlı değilim. Etkilenirsin, yemekten daha çok soğursun diye ısrarda edemiyorum, aslında sana kızamıyorum da. Sinirleniyorum ama sana değil kendime doktorlara 6 ay saaaadece anne sütü diyenlere. 4. ayda başlasaydık ek gıdaya,belkide alışırdın. neyse napalım çalışmalara devam edeceğiz durmadan sabırla, umarız birgün yemekten zevk alan bir çocuk olursun.
Ama ne olursa olsun, nasıl olursan ol artılarınla eksilerinle biz seni
ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUZ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
