17 Mayıs 2010 Pazartesi

İLK TATİLİMİZ


Antalya Manavgat Silence Beach Hotel...

Babanın semineri nedeniyle gittik ,iyikide gittik. Çooook güzel bir beş gündü.Devamlı açık havada olduğumuz için keyfin yerindeydi, çok mutluydun hatta tekrar yemek yemeye bile başladın.Kumlarla oynadın ,havuza girdin ,çimenlerde yuvarlandın ,diskoya bile gittin benimle birlikte karaokeye katıldın:) Tek kelimeyle süperdi.

Seninle tatil bir başka güzel canım oğlum...

16 Nisan 2010 Cuma

İLK HASTALIĞIMIZ: 6.HASTALIK :(

Aniden çıkan ve 4 gün 39dan aşağı inmeyen ateş, 4 günün sonunda vücudu yüzü kaplayan pembe benekler... İşte böyle bir hastalıktı neyseki atlattık, çok zordu ama atlattık şükür. Allahım seni hastalıklardan korusun yavrum benim

29 Mart 2010 Pazartesi

ILGAZ PİKNİKTE




Hafta sonu Gölbaşı Eymir Gölü'ndeydik. Hava, göl gerçekten çok güzeldi. Suya bakmak insana bukadar mı iyi gelir, dinlenmiş bir şekilde döndük evimize. Oğluşumunda keyfine diyecek yoktu, 2. dişinin çıkma sıkıntısı vardı hiçbirşey yiyemedi ama bol bol annesini emdi. Yani gayet mutluyduk güzel bir gündü.


Yanımızda senin olman herşeyi daha da güzelleştiriyor, hayat Seninle daha bir keyifli daha huzurlu...Artık SEN bizim mutlu olma sebebimizsin...

26 Mart 2010 Cuma

İLK İNCİMİZ ÇIKTI

Tarih 22 Mart. Babanın doğum günü. Meğer benim oğlum babasına çok özel bir hediye hazırlamış Onun doğum gününü beklemiş ve o güzel dişini o gün çıkarıvermiş:) Affferim oğluma benim, yerim senin o güzel dişini yerim...

ARTIK YEMEK YEMEYİ SEVİYORUZ:)

Allahıma çok şükür dualarımız kabul oldu ve yemek yemeye başladın canınm oğlum. Nasıl oldu bilmiyorum ama ben şöyle açıklıyorum: Bir gün durdun düşündün karar verdin ve verdiğimiz herşeyi yemeye başladın. Sevinçten 2 gün kalbim normal hızından şaştı hızlı attı vallahi. Artık sabahları güne yumurta peynirle başlıyoruz öğlen çorba bazen yanında yoğurt akçamları çorba yemek suyu yiyoruz. Meğer yemek yedirmek ne kadar zevkliymiş ne kadar güzel birşeymiş. YAŞASIN YEMEK YEMEK......

10 Mart 2010 Çarşamba

ILGAZ ILGAZ DAĞI'NDA










Amanda aman benim oğlum ne de tatlı çıkmış. Kar kıyafetlerini yesinler senin! Anneannesi de ne çok sevmiş benim oğlumu.


Gerçekten çok güzel bir gündü mangal yandı etler pişti ooooh değmeyin keyfimize. Şansımıza hava bize izin verdi de zevkle keyifle doyurduk karnımızı.Benim oğlum bile tavuktan küçük küçük verdikte yedi. Daha sonra İlyas kaymaya, Ünal ise snowboard yapmaya gitti daha doğrusu snowboard yapmayı denemeye gitti, evet başarılı oldu sayılır ilk denemelerde çok düştü ama yılmadı yıkılmadı.Dayında babanda o kadar çok yorulmuşlardı ki biz Ankara'ya dönmekten vazgeçtik yarınsı gün yola çıkmaya karar verip Kastamonu'ya döndük.

İşte oğlum adaşınla tanışmış oldun sevmiş gibi de göründün. Sen biraz daha büyü bu spor dalına merak sararsan dayınla baban sana büyük bi zevkle öğretirler:)









22 Şubat 2010 Pazartesi

ARTIK AYAKTASIN


Emekleyerek bütün evi keşfettin, herşeyin altına girdin. Sonra baktın ki bu altına girdiğin şeylerin bir de üstü var, düşündün taşındın .Ayaklarının üstünde durabilirsen üstteki şeylere de bakabileceğini ,tutabileceğini ve hatta çekip alabileceğini keşfettin. Sonra bir iki deneme yanılma düşme ağlama bağırma sinirlenme haykırma durumlarından sonra tutunarak ayağa kalkmayı başardın. Evet azmettin ve başardın. Koca bir aferim sana!
Şimdi koltuklara tutunup kalkıyorsun, televizyon ünitesine tutunup kalkıyor hatta dvd playerı çekiyorsun.Baban ve ben tetikte ,gözümüz kulağımız dikkatimiz sende seni takip ediyoruz. Çünkü bazen arkaya doğru çok kötü düşüp kafanı vuruyorsun. Yani bu aralar fazlaca hareketlisin oğluşum , olsun hareket iyidir. Kaslı oğlum benim kim tutar seni...